Diyanet’ten ‘Koronavirüs’ için Cuma hutbesi

İŞTE DİYANET’İN BU HAFTAKİ (13.03.2020) CUMA HUTBESİ:

 

Muhterem Müslümanlar! En hafifinden en ağırına kadar hastalık yerküre imtihanlarından biridir. Tarih boyunca pek çok hastalık Allah’ın yardımı ve kişilerin uğraşlı araştırmaları ile tedavi edilmiştir. Bugün yerkürenin dört bir bucağına yayılan Koronavirüs’ün de inşallah şifası bulunacaktır. Hakikaten Resûl-i Ekrem’in buyurduğu üzere “Allah, indirdiği her illetin muhakkak şifasını da vermiştir.”1 Bizlere düşen ise illete yakalanmamak için önlemi elden bırakmamaktır. Aziz Müminler! Bu salgından korunmak için öncelikle vücut, kıyafet, yiyecek ve muhit aklığına dikkat edelim. Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandıralım. Öksürdüğümüz ya da hapşırdığımız hengam tek tasarrufluk mendillerle yahut dirseğimizin iç kısmıyla ağzımızı kapatalım. Kalabalık ortamlardan uzak durmaya çaba edelim. Bilhassa lavabo, abdesthane, kapı kolu ve masa üstleri üzere el temasının ağır olduğu meydanları duru tutalım. Ellerimizi her zamankinden daha ziyade sabunla ve ovalayarak yıkayalım. Kirli ellerimizle ağzımıza, burnumuza ve gözümüze dokunmayalım. Camilerimizde ortak tespihleri kullanmak bölgesine parmaklarımızla ya da şahsi tespihimizle tesbihatımızı eda edelim. Şayet yurt dışı seyahatinden dönmüşsek, on dört gün boyunca hanemizden dışarı çıkmamaya itina gösterelim. Umre ziyaretinden dönenlerin de bu hususa dikkat etmesini ve ziyaretçi kabul etmemesini sağlayalım.

“KORONAVİRÜS’TEN DAHA ZIYADE…”

 

 

Kıymetli Müslümanlar! Bizler samimi ve sıcakkanlı bir milletiz. Dost ve arkadaşlarımızla musafaha eder, tokalaşır ve kucaklaşırız. Elbette bu davranışlar çok hoş ve kıymetlidir. Gelgelelim bulaşıcı illetlerin yaygın olduğu bu devirde bu türlü pratiklere ara vermek sorumluluğun ve önlemin gereğidir. Bilhassa camilerimizde yaygın olan namaz sonrası musafaha pratiğine ara verelim. Tokalaşmadan görünür bir uzaklıktan birbirimize gönül selamı vererek hal hatır soralım. Görünür bir yaşın üzerinde olanlar Koronavirüs’den daha çokça etkilenmekte ve risk kümesinde mekan almaktadır. Hasebiyle bu günlerde yaşlılarımız konutlarında istirahat etmeli ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıdır. Kıymetli Müminler! Sıhhat, Rabbimizin bize emanetidir. Mümine düşen, bu emanete sahip çıkmak, onu korumak için uğraş göstermektir. Bu sayede Allah’ın yardımıyla huzura kavuşuruz. Dertlerimize deva, hastalıklarımıza şifa buluruz. Hakikaten Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim (a.s) Rabbimizi şöyle anlatır: “O, beni yaratan ve bana gerçek yolu gösterendir. O, beni yediren ve içirendir. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek ve sonra diriltecek olan da tekrar O’dur.”2 Öyleyse yaşadığımız salgın hastalık önünde hem kendi sıhhatimizi hem de etrafımızdakileri korumak için önlemli davranalım. Aksi halde kendi sıhhatimiz yanında diğerlerinin sıhhatini da tehlikeye atacağımızı, bunun da kul hakkı olacağını unutmayalım. Elbette Rabbimizin bir takdiri vardır. Mümine düşen ise önlem almaktır. Mümin her haliyle mutedil ve istikrarlıdır. Sıkıntıyı hafife almadan, abartıp paniğe kapılmadan, soğukkanlılıkla, aklımızı ve malumatımızı kullanarak bu salgınla uğraş etmek hepimizin vazifesidir.

Bir Cevap Yazın