Pegasus’un kar hırsı yolcu güvenliğinin önüne geçmiş!

Üst üste üç kez uçağı pistten çıkan Pegasus’un sabıka dosyası oldukça kabarık çıktı. Daha önce birçok arıza kaydını kararttığı, sisteme girmeyerek insan hayatını hiçe saydığı belirlenen Pegasus, personeli ağır şartlara mahkum etmiş. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, bugün köşesinde “Emniyeti boşver sandviç sat” başlıklı yazıyı kaleme aldı.

İşte Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör’ün “Emniyeti boşver sandviç sat” başlıklı yazısı:

Pegasus dosyasını araladıkça şirketin kâr hırsının uçuş emniyeti ve yolcu güvenliğinin önüne geçtiği de ortaya çıkıyor. Çalışanlara baskı yapan şirket, personeli ağır şartlara mahkum etmiş!

Pegasus Havayolları dosyası derinleştikçe kâr hırsıyla hareket eden şirketin insan hayatını nasıl tehlikeye attığı ve uçuş emniyeti kurallarını ne şekilde suistimal ettiği de gün yüzüne çıkıyor. Şirket, psikolojik taciz uygulayarak, pilot, kabin amiri ve teknisyenleri kâr/maliyet baskısı altına alırken, çalışanları da ağır çalışma koşullarına maruz bırakıyor. Nitelikli ve deneyimli personelini tazminat dahi ödemeden, gerekçesiz işten atan şirket, maliyetleri düşürmek için daha düşük ücretli eleman çalıştırma politikası güdüyor. Uçuş güvenliğine dikkat çeken personel ise işten kovuluyor. Pegasus’un eski çalışanları şirketin iç yüzünü anlattı.

HER ŞEY SATIŞ İÇİN…

Nurcan Şen (Kabin amiri): Mesleğe 1995’te başladım, 2008’de Pegasus’ta kabin amiri olarak çalışmaya girdim. Üstün performanslı olarak değerlendirip beni ekip koçu yaptılar. Bir gün koçluk sisteminin kaldırılacağını belirtip, bana yeni sözleşme imzalattılar. Kıdemim ve maaşımı düşürdüler. 3 ay sonra bana yeni bir sözleşme daha imzalatmaya kalktılar. Yaşadıklarımı yöneticime anlatmak için mail attım ama geri dönülmedi. Kabin Hizmetleri Müdürü sözleşmeyi imzalamam konusunda ‘Bu sözleşmeyi imzala yoksa işsiz kalırsın’ diyerek baskı yaptı. Ertesi gün direktör beni sorguya çağırdı. Daha sonra da iş akdimi feshettiler. 2017’den bu yana işe iade davam sürüyor. Şirkette “emniyet” olgusunun yerini “önce satış” alıyordu. Maliyet her şeyden önce geliyordu. Çalışanlara baskı yapılıyordu. Uçuş emniyetinden daha çok uçak içi (sandviç-içecek) satış miktarları önemseniyordu. Satışı çok yapana prim veriyorlardı. Hatta uçak iniş-kalkışlarında yapılan anonslardan sonra bizden sandviç anonsu yapmamızı istiyorlardı. Satışların artırılması için mobbinge uğruyorduk. Çalışma koşullarının ağırlığı yolcuya da yansıyor… Uçuş emniyeti açısından büyük tehlikelere, kazalara sebep oluyor. Verilen talimatları yerine getiremediğinizde, uçamam dediğinizde bir telefon trafiği başlıyor ve baskıya uğruyorsunuz.

YERDE KALIŞ SÜRESİNİ 20 DAKİKAYA İNDİRDİ

Fatma Yenilmez (Kabin amiri): 2007’de işe başlamıştım. Emekliliğime 6 ay kala gerekçesiz işten çıkarıldım. Hostesler normalde uçuş esnasındaki zorunlu haller dışında uçağı temizlemez. Ama şirkette hosteslere bu yaptırılıyordu. Uçağın yerde kalış süresi de sırf zamandan tasarruf edip daha fazla uçak kaldırmak için kısaltılıp 20 dakikaya indirildi. Diğer firmalar yerde 1 saat bekler. Bizden 20 dakikada boarding, deboarding ve temizleme işlerini yapmamız, kapı kapatmamız isteniyordu.

İŞTEN ÇIKARDIĞI ELEMANA BASKI YAPMAYA DEVAM ETTİ

Güngör Yılmaz (Uçak teknikeri): Performans düşüklüğü gerekçeyle işime son verildi. Pegasus’ta bakımsız uçakların uçurulduğu ve pilotlara mobbing yapıldığına dair raporlar tuttum. Şirket teknik ekibin olmadığı havalimanlarında, uçakta herhangi bir arıza olduğunda defterlere kayıt tutulmaması için baskı yapıyordu. Çünkü, bunlar oradaki meydanda kayda girerse ‘acil’ önlem alınması gereken durumlar oluşabilir. Bunlar da maliyet demek… Ben dosyaları ve şikâyet dilekçemi ilgili mercilere gönderdim. Pegasus’tan sonra Onur Air’de işe başlamıştım. Pegasus yetkilileri orayı arayıp benim işten çıkarılmama neden oldular.

KABİN ÇALIŞANLARINA 24 SAAT MESAİ YAPTIRDI

Fırat Güner (Kabin amiri): 9 yıl Pegasus’ta çalıştım. Bizi ‘küçülüyoruz’ diye işten çıkardılar. Ondan sonra şirket milyonlarca lira kâr etti. Tazminatlarımızı da vermediler. Bize imzalattıkları 7 sayfalık sözleşmelerde ‘kıdem tazminatı alamazlar’ diye bir ibare yok. Ama sözleşmede Borçlar Kanunu’nun bir maddesine atıfta bulunulup, hakkımız olan parayı emeğimizin karşılığını dahi vermediler. Çalıştığım dönemde eksik personel nedeniyle 24 saat uçakta mesai yaptığım günler oldu. Şirket, personelini ağır şartlarda son limitlerle çalıştırıyordu.

PİLOT VE HOSTESİ FAZLA UÇURURDU

Tuğba Özgüle (Kabin memuru): 7 yıl Pegasus’ta çalıştım. Sebepsiz yere işten çıkarıldık. Tazminat dahi alamadık. Davam sürüyor. Şirketin ağır çalışma koşulları vardı. Kimse buna ses çıkaramıyordu. Normalde 110 saat uçmamız gerekirken, Pegasus’ta bu 120 saati buluyordu. Fazla uçuş için SHGM’ne cüzzi bir miktar ceza ödeyerek ek personel maliyetinden kurtarırdı. Uçak içi satışlar her şeyden daha fazla önemsenirdi. Servis araçlarında eksiklik olduğu belirtilip maaşlarımızdan kesinti yapılırdı. Günde git-gel 4 bacak uçuş yaptığımız oluyordu. Bir seferde bozuk radarlı uçakla İstanbul’a kadar gitmemiz istendi.

‘TİMSAH GÖZYAŞLARI’ GİBİ GELDİ

Murat Samur (Teknisyen): İzmir’de çalışıyordum. Kasım 2018’de sebepsiz yere işten çıkarıldım. Uçak bakım teknisyeni olarak görev yapıyordum. Şirkette çalışma koşulları diğer firmalara göre ağırdı. Kaptan pilotlar ve kabin memurları hep yorgun geliyordu. Limitleri zorluyorlardı… Her şeye para gözüyle bakıyorlar. Tazminat vermeden İzmir’de 9 kişiyi işten attılar. En son Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki kazadan sonra şirketin CEO’su Mehmet Nane ağladı ama bana onlar timsah gözyaşı gibi geldi.

Bir Cevap Yazın